Bu Anlatıyı Kuranlar

Projeye değer katan yerel aktörler

Troia Bağ Yolu, bu toprakların mirasını taşıyanların kurduğu bir hayalle başladı.

Bağlarda üretmeye devam eden, bu kültürü yaşayan ve nesilden nesile aktaran üreticiler; yani bu yolun gerçek taşıyıcıları, bu mirasın görünür olması için bir araya geldi ve bu rotayı hayal etti.

Bu hayal yalnızca üretimle sınırlı kalmadı. Bu toprakların hafızasını ortaya çıkaran, koruyan ve anlatan yapılarla birlikte genişledi.

Troya Müzesi, binlerce yıllık geçmişi bugüne taşıyan en güçlü anlatım alanlarından biri olarak bu hikayenin merkezinde yer alır. Yıllardır sürdürülen kazılarla kazı başkanları, arkeologlar ve araştırmacılar; bu coğrafyanın katmanlı hafızasını gün yüzüne çıkarmaya devam eder.

Bu birikim, yerel yönetimlerin ve Çanakkale’de bu mirasa sahip çıkan yapıların katkısıyla daha geniş bir çerçeveye taşınır.

Her biri bu hikayeye kendi yerinden eklenir. Aynı amaca, farklı katkılarla…

Troia Bağ Yolu, bu toprakların mirasını taşıyanlarla, bu mirasa değer katanların bir araya geldiği ortak bir anlatı olarak varlığını sürdürür.

Üretim ve Konaklama

Şaraphaneler ve Avec Hotel

Asmadan

Antik Madytos’ta, bağcılık hafızasını müze ve gastronomiyle yaşatan kültür ve miras kampüsü.

Avec Hotel

Troia’nın kızıl akşamlarında, mahzeni ve gastronomisiyle ayrıcalıklı bir konaklama.

Çamlıbağ

Bozcaada’nın ilk Türk şarap üreticisi; ada bağ kültürünün öncü temsilcisi.

Etruscan

Troia coğrafyasında, Etrüsk üzüm mirasını yeniden kök saldıran üretim.

Talay

Antik Tenedos’un yerel üzüm hafızasını kuşaklar boyu yaşatan üretici.

Yüksel Tan

Abydos–Sestos hattında, günbatımı ve bağ ruhuyla buluşturan zarif bir durak.

her bir üreticinin özgün hikayesi

Bağın İnsanları

Bu rota, yalnızca mekanların değil; bu topraklarda yaşamayı, üretmeyi ve zamanı okumayı bilen insanların kurduğu bir bütünün parçasıdır.

Bağın insanları, bu hikayenin en eski anlatıcılarıdır; ancak bu hikaye sözsüzdür.

Asmayı ne zaman budayacağını, toprağın neye ihtiyaç duyduğunu, hasadın ne zaman başlayacağını bilenler… Bu bilgi yalnızca öğrenilmez; zamanla, deneyimle ve doğayla kurulan ilişkiyle kazanılmıştır.

Asmanın sürgün verdiği ve üzümün olgunlaşarak daldan alınmaya yaklaştığı anı; gökyüzünü okuyarak, rüzgarı dinleyerek, mevsimi hissederek takip edenler, hasada takvimle değil, doğayla kurulan bağ ile başlar.

Bugün üretimde tüm süreçleri kolaylaştıran sayısız alet ve bilgi olsa da, o kadim ve derin bilgi, o sezgi ve o hafıza hala aynı ellerde yaşamaya devam ediyor.

Bağda çalışan, üzümü toplayan, şaraphanede işleyen ve onu sofraya ulaştıran herkes, bu öykünün bir parçasıdır.

Bu rota, yalnızca bir yol değil; bu emeğin, bu bilginin ve nesilden nesile aktarılan bu hafızanın görünür hale geldiği bir akıştır.

Bİze Yazın:

Çanakkale Merkez / Çanakkale

+90 530 767 2594

[email protected]

BİZİ TAKİP EDİN: